|
14 Eylül 2000 Tarihli Resmi
Gazete
Sayı:
24170
KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
(SERİ NO:74)
1. İndirimli
Orana Tabi İşlemlerde İade Uygulaması 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun(1) 29 uncu maddesinin 2 numaralı fıkrasında 4369 sayılı
Kanunla(2) yapılan değişiklikle indirimli orana tabi
işlemlerle ilgili olup yılı içinde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca
belirlenecek sınırı aşan verginin mükelleflere iade imkanı getirilmiş, bu hükmün
uygulanmasına ilişkin usul ve esasların tespiti konusunda Maliye Bakanlığına
yetki verilmiştir.
Bu
şekilde iade edilecek vergiye ilişkin alt sınır 2000/1074 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile(3) 1 milyar lira
olarak tespit edilmiştir. Madde hükmünün verdiği yetkiye dayanılarak
Bakanlığımızca iade uygulaması ile ilgili olarak belirlenen usul ve esaslar ise
aşağıda açıklanmıştır.
1.1. İade Uygulamasının Kapsamı ve Ait Olduğu
Dönem
İade
uygulamasına Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesine göre
BakanlarKurulunca vergi oranları indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup
yılı içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler girmektedir. İade
edilecek vergi takvim yılının tamamı itibariyle hesaplanacak, bu tutarın
indirimle telafi edilemeyen kısmının 1 milyar lirayı aşması halinde aşan kısım
mükelleflere nakden veya mahsuben iade edilecektir.
Yıllık iade uygulaması 1/1/1999 ve daha
sonraki teslim ve hizmetler için geçerlidir. Bu tarihten önce gerçekleşen
indirimli orana tabi işlemler yıllık iade hesabına dahil
edilmeyecektir.
1.2. İade Tutarının Hesaplanması
İade tutarı vergilendirme dönemleri esas alınarak takvim
yılı itibariyle hesaplanacaktır. 1999 takvim yılında iade edilecek vergi, aynı
yılın Ocak-Aralık arasındaki 12 aylık vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak
tespit edilecektir.
İndirimli orana tabi işlemlerde tam veya kısmi istisna kapsamına girenler
bu istisnaların uygulanmasına ilişkin genel esaslara tabi olacaktır. İndirimli
orana tabi işlemler kısmi istisna kapsamına giriyorsa, işlemlerin bünyesine
giren verginin indirim konusu yapılmaması, tam istisna kapsamına giren işlemlere
ait yüklenilen vergilerin ise indirim konusu yapılması, indirimle telafi
edilememesi halinde, o istisnanın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar
çerçevesinde iade olarak talep edilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle indirimli orana tabi olup tam
ve kısmi istisna kapsamına giren işlemler dolayısıyla yüklenilen vergiler bu
tebliğde belirtilen iade hesabına dahil edilmeyecektir.
İade tutarının hesaplanmasına her takvim
yılının ocak ayı itibariyle başlanacaktır. Ocak döneminde varsa indirimli orana
tabi işlemlerin bünyesine giren vergiler ile indirimli orana tabi işlemler
nedeniyle hesaplanan vergi, defter ve belgeler esas alınarak mükellefler
tarafından hesaplanacaktır. İndirimli orana tabi işlemler nedeniyle yüklenilen
vergiden hesaplanan vergi çıkarılarak ilk hesaplama yapılacaktır. Bu ilk
hesaplama aynı dönem beyannamesinde yer alan “sonraki döneme devreden vergi”
tutarı ile karşılaştırılacaktır.
Beyannamede sonraki döneme devreden vergi yer almıyorsa,
ocak dönemi için indirimli orana tabi işlemlerin bünyesine giren vergi tutarı
yıllık iade hesabına dahil edilmeyecektir. Sonraki döneme devreden vergi
mevcutsa ve indirimli orana tabi işlemlerin bünyesine giren vergi ile bu
işlemler nedeniyle hesaplanan katma değer vergisi arasındaki vergi farkını
aşıyorsa, bu vergi farkının tamamı, aşmıyorsa devreden vergi tutarı “aylık iade
edilebilir vergi” olarak kabul edilecektir.
Bu hesaplama Şubat dönemi için de yapılarak, Şubat
döneminde varsa indirimli orana tabi işlemlerin bünyesine giren vergiler ve bu
işlemlerle ilgili olarak hesaplanan katma değer vergisinin farkı hesaplanacak,
bu fark Ocak dönemine ait iade edilebilir vergi ile toplanacak, bu toplam Şubat
dönemi beyannamesinde yer alan sonraki döneme devreden vergi tutarı ile mukayese
edilecektir. Sonraki döneme devreden vergi yoksa, ilk iki ay yıllık iade
hesabına dahil edilmeyecektir. Devreden vergi mevcutsa ve yukarıda hesaplaması
verilen toplamı aşıyorsa toplamın tamamı yıllık iade hesabına dahil edilecek,
devreden vergi sözü edilen toplamı aşmıyorsa, Şubat dönemi beyannamesindeki
devreden vergi tutarı ilk iki ay için “iade edilebilir vergi” olarak dikkate
alınacaktır.
Bu
hesaplamalar Aralık ayına kadar diğer aylar için de yukarıdaki açıklamalara göre
yapılacaktır. Aralık ayındaki indirimli orana tabi işlemlerin bünyesine giren
vergiler ile bu işlemlerle ilgili olarak hesaplanan vergi arasındaki fark, Kasım
sonu itibariyle hesaplanan “iade edilebilir vergi” ile toplanacaktır. Bu toplam
Aralık ayı devreden vergisi ile mukayese edilecek, devreden vergi yoksa 1999
yılına ilişkin olarak iade talep edilmeyecektir. Devreden vergi mevcutsa ve
tutarı bu toplamı aşıyorsa bu toplam, aşmıyorsa Aralık ayındaki devreden vergi
tutarı 1999 yılı için “iade edilebilir vergi” olarak dikkate
alınacaktır.
Bu tutar
1999 takvim yılı için 2000 yılının Ağustos dönemine ait olup 25 Eylül 2000
tarihine kadar verilecek beyannamede yer alan sonraki döneme devreden vergi ile
mukayese edilecektir. Bu mukayesede yukarıdaki açıklamalar esas alınacak ve
yıllık iade tutarı hesaplanacaktır. 2000 yılının ilk 7 ayı 1999 yılına ait iade
hesabına dahil edilmeyecektir.
Buna göre, Ağustos dönemi beyannamesinde devreden vergi
yoksa iade söz konusu olmayacaktır. Devreden vergi varsa ve Aralık sonu
itibariyle tespit edilen yıllık iade edilebilir vergi miktarını aşıyorsa iade
edilebilir verginin tamamının, aşmıyorsa devreden vergi tutarının nakden veya
mahsuben iade edilmesi mümkündür. Ancak iadenin yapılabilmesi için iade
tutarının 1 milyar liradan az olmaması gerekmektedir. Mükellefe 1 milyar lirayı
aşan kısım iade edilecektir.
Bu şekilde hesaplanan iade edilecek tutar Ağustos 2000 dönemi
beyannamesinde devreden vergi hesabından çıkarılacaktır. İadenin nakden veya mahsuben talep
edilmesi mümkündür. Mükelleflerin kendi vergi borçları için yapacakları mahsuben
iade talepleri, miktara bakılmaksızın, inceleme ve teminat aranmadan yerine
getirilecektir. Nakden talep edilecek iade tutarının 2 milyar lirayı aşmaması
halinde de talep, teminat ve inceleme aranılmadan yerine getirilecektir. Nakden
iade talebinin 2 milyar lirayı aşması halinde aşan kısım için teminat
gösterilerek iade alınabilecektir. İadenin yeminli mali müşavir tasdik raporu
ile alınmak istenmesi halinde genel hükümlere göre işlem
yapılacaktır.
2.
Teşvik Belgeli Makine-Teçhizat Teslimlerinde İstisna
Uygulaması
Katma
Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesine 4369 sayılı Kanunla eklenen (d) bendi
ile yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki makine ve
teçhizat teslimlerinde katma değer vergisi istisnası uygulamasına ilişkin olarak
69 Seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde(4) açıklamalar yapılmıştır.
Bakanlığımıza intikal eden olayların
değerlendirilmesi sonucu, 69 Seri No’lu Genel Tebliğle ilgili olarak aşağıdaki
açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.
2.1. Hastane yatırımları için ambulanslar
makine ve teçhizat olarak değerlendirileceğinden, Tebliğin “1.1.1. Kapsam ve
Tanım” bölümünde istisnadan yararlanacağı belirtilen taşıt araçları kapsamına,
hastane yatırımlarına ilişkin teşvik belgelerinde yer alan ambulanslar da dahil
edilmiştir.
2.2.
Tebliğin “1.1.2.2. Eski Teşvik Belgeleri” bölümündeki, 1/8/1998 tarihinden önce
verilen teşvik belgeleri yenileninceye kadar, teşvik belgesi eki listelerdeki
mallardan makine ve teçhizat kapsamına girenlerin yatırımın yapıldığı ildeki
sanayi ve ticaret müdürlüklerince belirlenmesi uygulamasına son verilmiştir.
Buna göre, 1/8/1998 tarihinden önce alınan teşvik belgelerinden bu Tebliğin
yayımı tarihine kadar sanayi ve ticaret müdürlüklerine tespit yaptırmayanlar, bu
tesbiti belgeyi veren kurumlara yaptıracaklardır.
Tebliğ olunur.
(1) 2/11/1984 tarihli ve 18563
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. (2) 29/7/1998 tarihli ve 23417
mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. (3) 23/8/2000 tarihli ve 24149
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. (4) 14/8/1998 tarihli ve 23433
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
|